Çocuklarda ve bebeklerde yeme bozuklukları, sağlıklı beslenme, bebek ile ebeveyni arasında sözlü ve sözlü olmayan işaretlerin alındığı ve yorumlandığı bir ilişkinin kurulmasını sağlar. Bu karşılıklı ilişki süreci, bebek ve ebeveyni arasındaki duygusal bağlanmanın temelini oluşturur.
6. aydan sonra bebeğin motor ve bilişsel gelişimi, fiziksel ve duygusal açıdan daha bağımsız davranmasını sağlar. Bebeğin kaşığa geçip kendi kendine yemeye başlamasıyla bebek ile ebeveyn arasında ‘bağımsızlık-bağımlılık mücadelesi’ başlar. Başka bir ifadeyle her öğünde kaşığın bebeğin ağzına kim tarafından götürüleceği ile ilgili çatışma ortaya çıkar. Bu durumlarda öğün saatleri, bebek ve ebeveynin sosyal iletişime geçtiği bir ortam yerine ‘savaş alanı’na dönüşür.
Çocuklarda e bebeklerde yeme bozuklukları tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Bu dönemde ebeveynlerin olumsuz duygulara kapılmaması gerekir.
Beslenmenin Gelişimi
- Çocuk ve ebeveynin aktif katılımının olduğu bir süreçtir.
- Ebeveyn çocuğa hangi besini “nerede” ve “ne zaman” önerileceğini, çocuk ise “ne kadar” yiyeceğini belirler.
- Çocuk büyüdükçe ve olgunlaştıkça bu görev dağılımı daha karışık hale gelir.
Beslenme becerileri ve besin çeşitlerine göre çocuk doğumdan itibaren bazı evrelerden geçer;
- İlk 6 ay: Anne sütü ana besin kaynağıdır. Su dahil hiçbir ek besin önerilmez. Bazı özel durumlarda mama tercih edilebilir, ancak genel beslenme şekli sıvı besinlerdir.
- 6-8 ay: Meyve sularının ve püre kıvamındaki yarı katıların bebeğin öğünlerine eklendiği dönemdir. Anne sütü alamayan bebeklerde ya da daha karışık (anne sütü + formül süt) beslenenlerde bu geçiş 4.ayda olabilir.
- 8-10 ay: Yumuşak ve pütürlü besinlere geçilir. Farklı tattaki besinlere geçiş sırasında ilk 6 ay anne sütü ile beslenenlerde biberon kullanan bebeklere göre daha az sorun yaşanır.
- 12.aydan sonra: Biberondan kaşığa ve kendi kendine beslenmeye geçilir. Çocuk aile üyeleriyle aynı sofrada ve aynı besinleri yiyebilir. Yemek tercihleri belirmeye başlar. Bu nedenle beslenme sorunlarının en sık ortaya çıktığı dönemdir.
Bebeklerde Anne sütü neden önemlidir?
Emzirme süre ve miktar açısından bebeğe daha çok, anneye ise daha az kontrol vermektedir. Biberon ile beslenenlerde ise durum tam tersidir. Beslenmeleri üzerinde kendi kontrolleri olan bebeklerin kaşığa geçiş döneminde fazla zorlanmadıkları belirtilmektedir.
Anne sütünün tadı ve kokusu annenin yediği besinlerin içeriklerine göre değişir. Çeşitli besinlerin tatlarını ve kokularını erken dönemde anne sütü yoluyla tanıyan bebek, farklı tat ve kokudaki besinlere daha önceki deneyimleri sayesinde daha kolay geçer. 6 ay öncesi ek gıdaya başlayan bebeklerde yeni besin korkusunun ve kısıtlı besin tüketiminin, anne sütü alanlara oranla 2.5 kat daha fazla olduğu; anne sütü ile beslenme ve ek gıdalara 6.aydan sonra geçişin çocukluk çağında yemek seçme davranışını azalttığı yapılan çalışmalarda saptanan bulgulardır.
Bebeklerde ve küçük çocuklarda beslenme sorunları ne sıklıkta görülmektedir?
- Beslenme sorunlarının normal gelişim gösteren bebek ve çocuklarda görülme sıklığı % 25 – 35 iken; bu oran gelişimsel geriliği olanlarda % 33 – 80 gibi yüksek rakamlara çıkabilmektedir.
- Yeme reddi, kusma gibi ciddi problemler ise bebeklerin % 1 – 2’sinde görülmektedir.
Normal Olan ve Olmayan Beslenme Davranışları ve Gelişim Özellikleri Nelerdir?
Normal beslenme sürecinde 1 yaştan sonra iştahta azalma görülür. Yine bu dönemde gün içinde öğünlerdeki besin miktarlarında düzensizlik normaldir. Ve 6. aydan, özellikle 1 yaştan sonra tartı alımında azalma beklenir. Tüm bunların varlığında aileler çocuğun beslenmesi ile ilgili kaygılanabilmektedir. Bu nedenle beslenme değerlendirilmesi için büyüme eğrilerinden faydalanılır. Belirli yaş ve cinsiyet için normal gelişim gösteren çocukların değerlendirmeleri sonucunda oluşturulmuş büyüme eğrilerine bakarak bir çocuğun büyüme eğrisi hazırlanır. Eğer çocuk gelişim sürecinde aynı eğride gidiyorsa bu da normal kabul edilir.
Genellikle bebeklik ve küçük çocukluk döneminde görülen çocuklarda yeme bozuklukları beslenme sorunları;
- Yeme reddi (az yeme / hiç yememe),
- Yemek seçme (sadece birkaç çeşit yeme),
- Besin kıvamında beklenen gelişimin olmaması (yarı katı / katı gıdalara geçememe),
- Kendi kendine beslenmenin olmaması,
- Sık kusma, öğün saatlerinde uygunsuz davranışlar (hırçınlık, ağlama, öfke patlamaları),
- Yutma ya da çiğneme sorunları olarak özetlenebilir.